Zaman, sadece ilerlemekle görevliydi. Bir tarafta acı çok büyükken, insanın hayatta kalma mücadelesi somutlaşmışken, yani artık her şey gözle görülür bir şekilde ortaya çıkmışken zaman ilerliyor ve akmaya devam ediyordu. Hem hayatın doğalında olan ve insanın alışık olduğu bir şeydi bu; zaman her zaman akmaya devam ederdi, bunu biliyorduk. Hemde bildiğimiz şeyi uygulamak bi o kadar zorlaşmıştı. Çünkü ne yapacağımızı hiç bilmediğimiz bir şeyle karşı karşıya, burun buruna kalmıştık ve ne zamanın akması normal geliyordu ne de hayatın devam ediyor olması. Bir yandan da böyle düşünmek ve ara ara içimize gelen ne yaşadığını bilememe hali, panikler, üzüntüler, öfkeler, acılar, suçluluk duyguları, anksiyeteler, hiç bu kadar normal olmamıştı. Her şeyi ve herkesi anlamak çok kolaylaşmıştı benim gözümde. Öfkeli bir insanı hiç bu kadar iyi anlamamıştık belki. Anlasaydık zaten bir ihtimal başka bir dünyamız olurdu o ayrı. Panik halinin ne demek olduğunu hiç bu kadar iyi anlamamıştık. İns...